Bloguma Hoşgeldiniz!
Keyif alarak takip ettiğiniz bir blog olması dileğimle.

Sessiz Cümlelerim-14 [Sağanak Aşk Yağmurları]

Sağanak Aşk Yağmurları - Sessiz Cümlelerim 14

Sağanak Aşk Yağmurları

Bir damla, bir damla daha
nasıl başlar zannediyordun sağanak aşk yağmurları

Bir hayal, bir hayal daha
umuda yelken açmak için daha ne bekliyordun

Adem Kurtipek – 2009

Sessiz Cümlelerim-13 [Aşk Saati]

Aşk Saati - Sessiz Cümlelerim

Aşk Saati

Gece yarısını çoktan geçti zaman
bilmiyorum nasıl söylemeliyim
anlatmalıyım sevdim seni ne zaman
söylemezsem öleceğim sanki
yüreğim bana vermiyor aman
gelin dostlar!
bu derde bulalım derman
başın şu saate
gece yarısını çoktan geçti zaman
anlamadım ki hiç,  sevdim seni ne zaman
!

Adem Kurtipek – 2009

Yazmaktan Sakın Vazgeçme!

Yazma Eylemi

Geçtiğimiz hafta geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nda benim için çok ayrı bir yeri olan, kıymetli abim Ekrem Tepecik ile bir telefon görüşmesi yaptık, bayramlaştık.

Ekrem Tepecik, Ankara’nın geçmişte küçük ama şimdi devasalaşan kentlerinden olan Kazan ilçesinde diş tabibi kıymetli bir abimdir.

Bu vesile ile de kısa bir sohbet ettik. Bu güzel sohbet sırasında bana “yazmaktan sakın vazgeçme!” dedi. Telefonu kapattıktan sonra « Devamı »

Sessiz Cümlelerim-12 [Kulak Ver Sesime]

Sesime Kulak Ver

Kulak Ver Sesime

Şehre bir hüzün çöktü bu gece

elimde kalemim

masamda kağıtlar

yazıyorum yine

şiirler benim

demdemesi hayatın bitmeyen hece

kelimeler dilimde

cümleler benim

yazıyorum sana nice şiirler

artık kulak ver

sesime benim!

———–

Adem Kurtipek -  2009

Sen Şimdi Yeni Bir Şey Söyle-[Güncel(L)-2006]

Bu yazıyı öğrencilik yıllarımda not tuttuğum bir ajandama karalamışım. Daha sonra bu yazılı sayfayı kopartıp başka bir kitabımın arasına koymuşum her zaman yaptığım gibi. Tesadüfen buldum ve sizlerle paylaşmak istedim. Özeleştiri yapmak lazım değil mi bazen.

thinkingMan

Ne hayallerimiz vardı.
Biriktirerek bir okyanus üzerinde seyahate çıkardığımız ve dönüşü olmayan gidişler…
Birer kaçış gibi gidip de dönmeyen hayaller. Sanki bizden kaçmak istediler ya da biz onların peşinden koşmadık hiç…

Kendimizi zamanın tam orta yerine atıvermiştik…
Karşımızda bir arenada azgın bir boğaya kıskıvrak yakalanmış yarım hayatlarımız… Etrafımızda binlerce, yüz binlerce soru işareti… Antik bir Roma amfisini doldurmuş gibi çepeçevre kuşatıvermiş bizi. « Devamı »