Nam-ı diğer “Genç Haritacı”
Zihin Fırtınaları
Beklentilerimi Karşılamayan Orman
18 Oca
2009 yılının son günlerinde Benim Adım Orman isimli albümü duyuran Şebnem Ferah, yine güzel bir çalışmaya imza atmış. Şebo hayranı olarak daha albüm çıkmadan yılların verdiği sabırsızlıkla hemen ön sipariş verdim. Sabırsızlıkla bekledim albümün elime ulaşmasını. Bu heyecanı anlatmak bile çok farklı bir duygu. Yaşamak çok daha farklıydı. Albümü hemen çıkartıp bilgisayarımın CD çalarına yerleştirdim. Şarkılar gerçekten çok güzel. Şebnem Ferah’ın her dizesi ayrı bir güzelliğe sahip. Ama tüm bu güzelliğe rağmen benim beklentilerim çok daha farklı bir albüm olacağı yönündeydi. Hatta Can Kırıkları’nın ardından beklentilerim çok değişmişti. Benim Adım Orman albümünde sanki bir geçmişe dönüş gördüm. Şarkılar hep eski More >
Yazmaktan Sakın Vazgeçme!
25 Eyl
Geçtiğimiz hafta geride bıraktığımız Ramazan Bayramı’nda benim için çok ayrı bir yeri olan, kıymetli abim Ekrem Tepecik ile bir telefon görüşmesi yaptık, bayramlaştık.
Ekrem Tepecik, Ankara’nın geçmişte küçük ama şimdi devasalaşan kentlerinden olan Kazan ilçesinde diş tabibi kıymetli bir abimdir.
Bu vesile ile de kısa bir sohbet ettik. Bu güzel sohbet sırasında bana “yazmaktan sakın vazgeçme!” dedi. Telefonu kapattıktan sonra (daha fazla…)
Sen Şimdi Yeni Bir Şey Söyle-[Güncel(L)-2006]
28 Haz
Bu yazıyı öğrencilik yıllarımda not tuttuğum bir ajandama karalamışım. Daha sonra bu yazılı sayfayı kopartıp başka bir kitabımın arasına koymuşum her zaman yaptığım gibi. Tesadüfen buldum ve sizlerle paylaşmak istedim. Özeleştiri yapmak lazım değil mi bazen.
Ne hayallerimiz vardı. Biriktirerek bir okyanus üzerinde seyahate çıkardığımız ve dönüşü olmayan gidişler… Birer kaçış gibi gidip de dönmeyen hayaller. Sanki bizden kaçmak istediler ya da biz onların peşinden koşmadık hiç…
Kendimizi zamanın tam orta yerine atıvermiştik… Karşımızda bir arenada azgın bir boğaya kıskıvrak yakalanmış yarım hayatlarımız… Etrafımızda binlerce, yüz binlerce soru işareti… Antik bir Roma amfisini doldurmuş gibi çepeçevre kuşatıvermiş bizi. (daha fazla…)
More >Özgür Düşünce – 5
26 May
Socrates ise skolastik düşüncenin mimarıdır. O dönemde İran ordularına karşı Atina ve Isparta ortak bir savaşa katılmışlardı. Isparta kara kuvvetleriyle savaşa girmişti. Atina güçlü deniz kuvvetlerine sahipti. İran savaşı kaybetti, Isparta askerleri İran’a girdi. Atina savaş filosu ise ticarete açıldı. Dış ilişkilerin gelişmesi, yani insanların buluşması değer yargılarının çeşitlenmesine yol açtı.
Anlaşıldı ki yalnız Atina yoktur yeryüzünde. Başka ülkelerde başka tanrılar ve başka düzenler var. eski inançlar yıkılmaya, yeni değerler doğmaya yüz tutunca, Socrates’in toplumuna ortam hazırlandı. Etkili çevreler hem yeni fikirleri engellemeye çalışıyor hem de bu fikirlerin savunucusu Socrates’e diş biliyorlardı.
Sonuçta Socrates yargılandı ve (daha fazla…)