Hepimiz düşünmenin soylu bir erdem olduğunu söyleriz. Siyasal, ekonomik, dini veya birçok konuda düşüncelerimizden bahsederiz. Daha doğrusu söylediğimiz düşüncelerin bize ait olduğuna hemfikirizdir.
özgür düşünce

Hala gazete trajlarının artmadığı, bilimsel düzeyde yayın yapan ülkeler sıralamasında ilk 20′ye bile giremediğimiz, kitap satış oranlarının beklenilen seviyenin soyut bir görüntüsünü bile oluşturmadığı bir toplumda, bir fikir beyan etmek ve bunun kendi düşüncemiz olduğunu belirtmek sadece düşüncesizce bir düşüncedir.

Düşünmenin, düşünmeyi biçimlendirmenin yapıtaşları ise kavramlardan geçer. Yalınlaştırılmış bir tanımla kavram; bir şeyin taşıdığı anlam yüküdür. Bu yönden doğru, açık ve aydınlık düşünmenin ilk yolu(koşulu) kavramları basmakalıplıktan uzak, özgün cümle kalıpları içerisinde kullanmaktan geçiyor.

Kavramları kolayca anlaşılamayan kişilere bakın. Kavram dağarcıklarının karmakarışık olduğunu görürsünüz. Ayrımları seçemez, ayrıntıları göremez böyleleri. Daha doğrusu gelişigüzel öğrendikleri kavramları gelişigüzel bir biçimde kullanırlar. Bunların gerçek anlam yükünü tam olarak anlayamadıkları için de onlardan düşünce üretemezler. Bellediklerini yinelemekten basmakalıplığa, yalınkatlığa düşmekten öteye gidemezler.

Bu Yazıyı Sevdiyseniz Bunları da Okumanızı Tavsiye Ederim :

  1. Özgür Düşünce – 3
  2. Özgür Düşünce – 2
  3. Özgür Düşünce – 5
  4. Özgür Düşünce – 4